Müzik ve Psikoloji

Müzik konusunda araştırma yapan uzmanların görüşüne göre müzik, konuşmadan önce de var idi. Konuşma için gerekli olan soyut kavramlar, hafıza, semboller, çağrışımlar, analojik bağlantılar insanla beraber gelişmiş ve olgunlaşmıştır. Tabiatın her zerresinde ise büyük bir nizam ve ahenk içinde devam eden ritim ve melodi beraberliği bulunmaktadır. Kuş seslerindeki ahenk ve ritim mükemmelliğinde; elektronların, atomların, galaksilerin hareketleri ile vücudumuzdaki sıvıların dolaşımlarının büyütülen seslerinde müziğin varlık alemiyle ilgi ve ilişkisini gözlemleyebilmekteyiz.

Artık günümüzde tedavi edici uygulamalardan çok koruyucu tıp uygulamaları önem kazanmış durumda. Yani önemli olan hastalıklar oluşmadan gereken tedbirleri alabilmek ve sağlığı koruyabilmek. Müzik günlük hayatın koşuşturması içindeki günümüz insanına dinlenme, stresle mücadele etme, kaygılardan kurtulma ve sıkıntılarından uzaklaşma konularında yardımcı oluyor. Kısacası 'müzik ruhun gıdasıdır' sözü koruyucu tıp açısından önemli bir anlam ifade ediyor.

Müzikoterapi

Hem hastalıkların tedavisinde hem de koruyucu tıp yöntemleri arasında yer alan müzikoterapinin özü, müziğin sakinleştirici etkisinden kaynaklanıyor. Yapılan bir araştırmada, ameliyata girecek hastaların bir kısmına klasik müzik dinlettirilerek hastaların ağrıya verdiği tepki gözlendi. Klasik müzik dinleyen hastaların ameliyattan önce ve sonra ağrı kesicilere daha az ihtiyaç duydukları belirlendi. İsveçli bilimadamları, araştırma sonucunda müziğin acıyı dindirici ya da azaltıcı etkisi olduğu sonucuna vardı.

M.S. 834-932 yıllarında yaşamış olan hekim-filozof Ebu Bekir Razi, melankoliklerin tedavisi üzerine yazdığı bir eserinde şöyle diyor: "... melankolik hasta kesinlikle meşguliyetle tedavi edilmelidir. ... melankolik hasta balık tutma veya avlanma gibi eğlenceli işlerden biri ile uğraşmalıdır. Mümkünse çeşitli oyunlara alıştırılmalıdır; huyunu, ahlakını, davranışlarını beğendiği ve sevdiği kimse ile buluşup görüşmeli özellikle güzel sesle okunan şarkılar dinlemelidir."

İslam felsefecilerinden Farabi (870-950) ise makamların ruha etkisini şöyle sınıflandırır:

Rast makamı: İnsana sefa (neşe, huzur) verir.

Rehavi makamı: İnsana beka (sonsuzluk fikri) verir.

Küçek makamı: İnsana hassasiyet (duyarlılık) verir.

Büzürk makamı: İnsana havf (çekinme, sakınma duygusu) verir.

İsfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti ve güven hissi verir.

Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.

Uşşak makamı: İnsana gülme "dilhek" verir.

Zirgüle makamı: İnsana uyku "nevm" verir.

Saba makamı: İnsana şecaat (cesaret, kuvvet) verir.

Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.

Hüseyni makamı: İnsana sulh (sükunet, rahatlık) verir.

Hicaz makamı: İnsana tevazu (alçak gönüllülük ) verir.

Yüzlerce yıldır insanlar hastalıkların üstesinden gelmek için çeşit çeşit yol, yöntem denemişler, çeşitli otlardan, hayvanlardan, deniz ürünlerinden, insan organlarından şifa bulmaya çalışmışlar. Bu çabaların en ilginçlerinden biri de "Müzik ile Tedavi"dir.

Müzik ile tedavi yukarıda sayılanlar kadar yoğun olarak kullanılmasa da, güçlü bir uygarlığın hüküm sürdüğü her yerde uygulanmış, zaman zaman, yer yer dinsel uygulamalarla da karışmıştır. Örneğin, Uygur Türklerinin 3000 yıl önce Şaman dinine mensup olduğu çağlarda Şaman, Pirhon ve Bahşılar şarkı söylemek ve dans etmek sureti ile hasta tedavi seansları ve merasimleri icra ettikleri bilinmektedir.

alo check up- uyarı

alo checkup anadolusigortaalo checkup allianzalo checkup gunesalo checkup groupamaalo checkup ergo logo-banneralo checkup axaalo checkup acibademalo checkup mapfregenelalo checkup aksigorta