Jinekolojik kanserler

2003 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan bilgilere göre, rahim kanseri tüm dünyada kadınlar arasında ikinci en yaygın kanser. Rahim kanserinin tüm dünyadaki rastlanma sayısının 2 milyon 274 bin olduğu tahmin edilmektedir ve her yıl yaklaşık 510 bin yeni olgu bildirilmektedir. Yeni olguların yaklaşık % 80'i gelişmiş ülkeler tarafından bildirilmektedir. Tarama programları olmadığında (rutin Pap smearler), rahim boynu kanseri çok geç saptanır ve hemen hemen tüm olgularda ölüme yol açar.

Kadın üreme organları:

  • Vulva,
  • Hazne (vajina),
  • Rahim ağzı (serviks),
  • Rahim (uterus),
  • Tüpler (tuba) ve
  • Yumurtalıklar (over)

Bu organların kanserleri de kadın üreme organları kanserleri (jinekolojik tümörler) olarak adlandırılırlar.

Jinekolojik kanserlerin belirtileri tutulan organa göre farklılık gösteriyor.

Rahim kanseri, rahim içindeki her ay aybaşı kanaması ile dökülen kısımdan
kaynaklanan bir kanserdir.

Rahim kanserleri kimlerde daha çok görülür?

Şişman kadınların, her ay yumurtlamayan kadınların ve çeşitli nedenlerle sadece östrojen kullanan kadınların bu kansere yakalanma riski daha fazladır. Rahim kanseri kendini en sık düzensiz kanama veya menopoz sonrası kanamayla gösterir.
Bu kansere yakalanma en sık 60-70 yaşlar arasındadır.

Rahim kanserlerinin tedavisinde hangi tedavi yöntemleri kullanılır?

Erken evrelerde rahim ve yumurtalıkların alınması ve gerekirse buna ek olarak ışın tedavisi uygundur. İleri evrelerde daha geniş alanlar içeren ameliyatlar, kemoterapi, hormonal tedavi ve ışın tedavisi kullanılır.

Rahim kanseri önlemede Aşırı kilo alımının engellenmesi, karşılıksız östrojen alınmaması ve kanserleşme potansiyeli olan rahim hastalıklarının uygun tedavi edilmesi gerekiyor.

Rahim ağzı kanseri ise; Rahim ağzı, rahimin hazneye uzanan küçük bölümüdür. Bu bölümden çıkan kanserler erken bulgu verebilirler ve yıllık jinekolojik kontrollerle erkenden tanınabilirler.

Rahim ağzı kanserleri önlenebilir mi?

Rahim ağzı kanseri tüm kanserler içinde önlenebilir olan tek kanserdir.
Korunmak için rahim ağzındaki olası değişiklikleri görmek amacıyla her yıl rahim ağzı sürüntüsünü yaptırmak yeterlidir. En sık görülen şikayetler, ilişki sonrası veya düzensiz olan kanamalar ile ileri evrelerde kötü kokulu kanlı akıntı ve kasık ağrısıdır.

Rahim ağzı kanserinin erken tanısı ve tedavisi mümkün olduğundan mutlaka her yıl belirgin bir yakınma olmasa da Pap smear testi yapılmalıdır. Son yıllarda HPV enfeksiyonları için aşı çalışmaları sürdürülüyor. Ancak henüz rutin kullanıma girmiş değildir.

Rahim ağzı kanserleri kimlerde daha çok görülür?

Rahim ağzı kanserine yakalanma riski artmış olan bazı gruplar vardır. Bunlar erken yaşta cinsel ilişkiye girenler, çok eş (seksüel partner) ile beraber olanlar, sigara kullananlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve kondilomları olan kadınlardır.

Rahim ağzı kanserlerinde hangi tedaviler yapılır?

Rahim ağzı kanserinin tedavisinde, evresine göre cerrahi ve ışın tedavisi bazen de eş zamanlı kemoterapi kullanılır. Cerrahinin bu kanserde erken evrelerde yeri vardır.

Rahim ağzı kanserlerinde ameliyatla hangi organlar çıkarılır?

Yapılan ameliyatta rahim rahim ağzıyla beraber çıkarılır. Ayrıca aynı ameliyatta haznenin üst kısmı ve rahimi yerinde tutan bağlar, büyük damarlar etrafındaki kanserin sıçramış olabileceği lenf bezleri de çıkartılır. Genç hastalarda kanserin türüne göre yumurtalıklar alınmayabilir.

Vajina kanseri, oldukça nadir olarak görülen bu kanser, genelde dışardan görülemeyecek biçimde haznenin üst yarısından başlar. Hastaların şikayeti genelde kanlı akıntıdır. Bu kanserin tedavisinde cerrahinin çok önemli bir rolü yoktur, tedavi daha çok ışın tedavisi ile yapılır.

Vulva kanseri, İleri yaşın genellikle 60-79 yaş arasında görülen vulva kanserinin daha evvel geçirilmiş kondilomlar ile ilişkili olduğu söylenmektedir. Haznesinde veya rahim ağzında kanseri olan kadınlarda daha yüksek sıklıkla görülür. Sebepleri hakkında çok fazla şey bilinmemektedir.
Vulva kanseri, kanserin geliştiği bölgede kaşıntı, rahatsızlık hissi ile başlar. Çoğunlukla kaşınan bölgede bir yaranın geliştiği izlenir. Lenf bezi yolları ile kolayca ilerleyen bu hastalığın, cerrahi tedavisinde vulvanın cerrahi olarak çıkarılmasına ek olarak kasıktaki lenf bezlerinin tamamı çıkarılır. Kasıktaki lenf bezlerine kanserin yayıldığı gösterilmişse buna ışın tedavisi de eklenir.
İleri evrelerde leğen kemiği içindeki tüm organların büyük bir cerrahi girişim ile temizlenmesi bir çözüm olabilir.

Kanser dünyada ölüme en fazla yol açan ikinci hastalık olma özelliğini korurken jinekolojik kanserlerde de artış gözleniyor. Rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vajen, vulva ve tüplerde görülen kanserlerinden oluşan jinekolojik kanserlerden korunmak için yılda bir kere kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması ve test yaptırılması öneriliyor.

Yumurtalık kanseri, kadın üreme organları kanserleri içinde en zor tedavi edilenidir. Yaklaşık 1000 kadından 12'sinde bu kansere rastlanabilir. Hastalar genelde 40 yaşından daha yaşlıdırlar. Yumurtalık kanserinin bir kötü özelliği başladığında pek bir şikayete neden olmamasıdır. Erken evrelerde şikayetsiz olan hastalarda, ileri evrelerle beraber karın ağrısı, hazımsızlık, karında şişlik (karında su toplanmasına bağlı) kilo kaybı ve kitle hissi gibi belirtiler görülebilir.
Yumurtalık kanserleri kökenlerini yumurtalığın değişik bölgelerinden almış olabilirler. Yumurtalık kanserlerinde erken evrede bile yumurtalıklar ve rahim tümüyle alınır, bağırsak üzerindeki zardan da örnek alınır. Lenf bezlerinde de örnekleme yapılabilir. Ameliyat sırasında karında biriken sudan da örnek alınır. Ameliyattaki kesi yeri yukarıdan aşağıya uzanır. Bunun sebebi cerrahide herşeye hakim olabilmektedir. Cerrahinin bu kanserde bir diğer faydası da evrelemenin yapılmış olmasıdır. Ameliyat sırasında kanserin ne kadar yayılmış olduğu da görülmüş olur.
Yumurtalık kanserleri nedeniyle yapılan ilk cerahi girişimden belli bir zaman sonra bazen hastanın şikayeti olmasa da tekrar bir ameliyatla karın boşluğu gözden geçirilmektedir.

Yumurtalık kanserinde, belirgin bir neden saptanamamıştır. Ancak yaş, ailesel faktörler yüksek hayvansal yağ içeren diyet, pudra kullanımı gibi çevresel ve genetik faktörlerin yumurtalık kanserinde etkili olduğu düşünülüyor. Örneğin yaşam boyu bir kadının yumurtalık kanserine yakalanma riski yüzde 1,4 iken, birinci derece akrabası yumurtalık kanseri olanda yüzde 5, iki adet birinci derece akrabasında olan kadınlarda yüzde 7'ye kadar yükselmektedir.

Yumurtalık kanserini önlemede, Doğum kontrol haplarının kullanılması ve ailede yumurtalık kanseri varlığında koruyucu girişimler önerilebilir. Yani yumurtalık alınabilir. Ancak bu her zaman yumurtalık kanserini ortadan kaldırmayabilir. Jinekolojik kanserlerden korunma en iyi rutin yıllık muayenelerin ihmal edilmeden yaptırılması ile gerçekleşir.

alo check up- uyarı

alo checkup anadolusigortaalo checkup allianzalo checkup gunesalo checkup groupamaalo checkup ergo logo-banneralo checkup axaalo checkup acibademalo checkup mapfregenelalo checkup aksigorta