Çocuklarla şiddet hakkında konuşmak

Yapılan araştırmalara göre; şiddet, hemen herkes tarafından olumsuz bir davranış şekli olarak görülse de, şiddete maruz kalan bireyin kişiliğinde ve duygusal yapısında önemli psikolojik çöküntüler oluşturduğunun bilinmesine rağmen toplumumuzda yaygın olarak kullanıldığı da göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.

Toplumda karşılaşılan şiddetin nedenleri;

  • Cahillik/ Kültürsüzlük/ Eğitimsizlik
  • Ailede yetiştirme tarzı/ Çevre
  • Disiplin anlayışı
  • Sevgisizlik/ Saygısızlık/ Güvesizlik
  • Psikolojik nedenler
  • Zayıflık/ Kıskançlık/ Erkeğin huysuzluğu/ Sinirlilik/ Başarısızlık
  • Gelenek-görenek/ Namus kavramı
  • Alkol, kumar gibi alışkanlıklar
  • Parasızlık
  • Uyumsuzluk/ Eşler arası geçimsizlik

Anne-baba ve çocuk arasındaki şiddetin nedenleri;

  • Eğitimsizlik/ Cehalet
  • Aile bireyleri arasında saygının yitirilmesi/ İletişimsizlik/ Anne-baba tutumundaki dengesizlik
  • Çocukların aşırı isteklerde bulunması/ Anne-babaların maddi sorunlarla bu isteklere cevap verememesi
  • Çocukların söz dinlememesi/ Saygısızlık/ İsyankarlık/ Yalan söyleme uyumsuzluk
  • Anne-babanın terbiye verememesi/ Ailedeki bozuk yapı
  • Kuşak çatışmaları
  • Anne-babaların psikolojik problemleri/ İş problemleri/ Ekonomik sıkıntılar

Çocuğunuzla şiddet konusunda konuşmaya karar verdiğinizde, onun sizinle bu konuyu konuşmak istemeyebileceğini veya cevaplamakta oldukça zorlanacağınız sorular sorabileceğini baştan kabul edin.
Çocuklar şiddet hakkında güvendikleri yetişkinler ile konuşabilirler. Eğer çocuk sizinle endişelerini, korkularını paylaşıyor ise konuşmayı yönlendirmekte fayda var. Örneğin: "bugün seni üzen bir şey mi oldu?" bana anlatabilirsin, "eğer konuşmak istediğin bir şey olursa istediğin zaman konuşabiliriz"
Bazen çocuklar kendilerini suçlarlar böyle bir durumda kesin bir dille "bu senin suçun değil" demek gerekmektedir.
Unutmamak gerekir!
— Şiddet tanığı çocuklar korkmaya başlarlar. Onlara mutlaka ne düşündükleri ve hissettikleri hakkında konuşma fırsatı verilmelidir.
Kısaca durumu ve ailenin bu durumdan nasıl etkilendiğini anlatın. Sorularına açık ve doğru cevap verin. Detaylara girmeyin.
Bazı çocuklar sizi üzmemek için şiddet hakkında konuşmak istemezler ve üzüntülerini, korkularını, kızgınlıklarını içlerine atarlar. Sizinle duygularını paylaşması onu cesaretlendirin, ama konuşmak istemiyorsa zorlamayın.

Onu dinleyin ve duygularını kabul edin

Çocuğunuz sizinle duygularını paylaşırsa onu ilgi ve anlayışla dinleyin. Yargılamayın, eleştirmeyin ve duygularını geçiştirmeye çalışmayın.
Çocuklar genellikle evdeki şiddetten kendilerini sorumlu tutarlar. Suçluluk duygusu çocuğu derinden yaralayabilir. Çocuğunuza bunun onun suçu olmadığını açık bir şekilde belirtin.
Çocuğunuz şiddet nedeni ile size de kızgın olabilir ve sizi suçlayabilir. Bu normal bir tepkidir. Savunmaya geçmeden dinlemeye çalışın. Söylediklerini dikkate alacağınızı ama şiddetin, nedeni ne olursa olsun kesinlikle yanlış bir davranış olduğunu belirtin.

Güven verin

Çocuğunuza evde yaşanan şiddet hakkında yardım alabileceğiniz kişiler olduğunu ve gerekirse yasal yollara başvurabileceğinizi anlatarak, güven verin.

Gerektiğinde çocuğunuzun öğretmeni ile konuşun

Öğretmen şiddetin etkileri ile baş etmesinde çocuğunuza destek ve anlayış gösterebilir, çocuğunuzu eğer varsa okuldaki psikolojik danışma ve rehberlik servisine yönlendirebilir. Ayrıca en yakındaki rehberlik araştırma merkezi ve destek verebilecek kuruluşlar hakkında size bilgi verebilir. Evdeki şiddet nedeniyle çocuğunuzun okuldaki davranışları da değişmiş olabilir. Öğretmen, durumdan haberdar olursa çocuğunuzun davranışlarıyla ilgili daha doğru bir anlayış geliştirebilir. Çocuğunuza konuyu öğretmeni ile konuştuğunuzu söylemeniz ise, ondaki şiddeti gizli tutmanın yol açabileceği gerginliği azaltabilir.

Korunmayı öğretin

Çocuğunuza evdeki şiddet tehlikeli boyutlara varacak olursa neler yapması gerektiğini öğretin (Saklanmak, polise haber vermek, komşunun ya da akrabalardan birinin evine kaçmak gibi).

Anne-babalar, her şeye rağmen, çocuklarının, arkadaşlarından gördükleri, çevrelerinde yaşadıkları ve televizyonlarda sinemalarda izledikleri, bencil kahramanları öven bir kültürden edindikleri olumsuz, bencilliğe, zalimliğe, yok edip ezmeye prim veren mesajlarla bütün çabalarının boşa gideceğinin kaygısını yaşamakta haklıdırlar. Ancak unutmayın çocuklar ve ergenler kendilerinin yada diğer insanların ulaşamayacakları kadar abartılmış ve yüceltilmiş kahramanları pek sevmezler. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'nün araştırmasında, televizyonda iyilikçi davranışları izleyen çocukların, bu davranışları taklit etme eğiliminde oldukları görülmüştür. Bu yüzden onlara her zaman rastlanabilecek sıradan türden iyilikçi davranışları sergileyen kahramanların öykülerini anlatan kitaplar seçmekte yarar vardır. Çocukların görmek istediği filmler hakkında onlarla konuşun. Çocuklarınızı şiddetten uzak bir fanus içinde yetiştiremeseniz de, onlarla bu konularda yapacağınız konuşmaların etkisi epey uzun sürecektir.
Çocuklarınızın çevresinde, olumlu özellikler gösteren yetişkinlerin bulunmasını ve dolayısıyla sizden başka örnek alacağı modellerin de olmasını sağlayın.
Yapabileceğiniz bir başka şey de onları sosyal aktivite ve organizasyonlara teşvik etmek olabilir. Toplumda varolan doğa ve toplum yararına –Tema, Akut, Yeşil Barış gibi- sivil örgütlenmeler hakkında onların yanında konuşun.

Çocuğumuzun olumsuz davranışlarına kızmadan, cezalandırmadan nasıl engel olabiliriz

  • Çocuk davranışı yapmadan önce beklentilerinizi açıklayınız: "Sokağa çıktığımızda bir şeyin alınması için ağladığın zaman çok sinirleniyorum. Sokakta benden bir şey istemeyeceksin, anlaştık mı?"
  • Yapılmasını istemediğiniz olumsuz davranışlar için çevreyi değiştiriniz.

alo check up- uyarı

alo checkup anadolusigortaalo checkup allianzalo checkup gunesalo checkup groupamaalo checkup ergo logo-banneralo checkup axaalo checkup acibademalo checkup mapfregenelalo checkup aksigorta